17 Eylül 2014 Çarşamba

Satranç Takımları Hakkında Site Olur mu?

Evet olurmuş! Sitenin sloganında da olduğu gibi "Satranç takımları bir kültürdür" ve bu kültürle ilgili anlatılacak o kadar çok şey ver ki. Şimdi ilk satranç takımınızı hatırlayın. Tahta mıydı, plastik mi? Altındaki zemin kartondan ucuz bir şey miydi yoksa tahta mıydı. Taşlar ufacık mıydı? Mıknatıslı mıydı?

Amma çok satranç takımı türü var değil mi? Artık cam takım mı istersiniz, ahşap mı, metal mi? Sınır yok. Tabii süslü değişik figürler de var. Osmanlı seti, Mısır, Fransız setibu böyle gider. Çizgi karakterlerle ilgili setler de olabilir. Mesela Şirinler seti. Türkiye'de "Çanakkale Geçilmez Seti" bile yapılmıştı. Tabii turnuvalarda oynanan takımları da unutmamak lazım.

Çeşitli filmlerde ve dizilerde kullanılan takımları da unutmamalı. Mr Spock'ın üç boyutlu satranç takımı da kullanılmıştı filmde. Fischer - Spassky maçının yaklaşık 60 bin dolara satılan imzalı takımı, hayalet satranç takımı ve körler için yapılan özel takım da birazdan adresini verceğimiz satranç blogunda. Umarız sahibi siteyi güncellemeye devam eder.

Az kalsın Atatürk'ün satranç takımını da unutuyorduk. Gerçi Atatürk'ün çok satranç oynadığını sanmıyoruz ama en azından onun olduğu söylenen bir takımı da görebileceksiniz.

Bir de "Santranç Takımı" var. O nasıl oluyor derseniz, yanlış hazırlanmış bir takıma denir diyelim.

Sitemiz: Satranç Takımları

16 Eylül 2014 Salı

Öğretici Oyunlar


İnkılap Yayınevi tarafından çıkartılan "Öğretici Oyunlar" kitabı satranç hakkında fazla birşey bilmeyen daha doğrusu sadece taşların hareketlerini bilenler için ideal kitap. İçindeki öğretici oyunları güzel ve kısa satranç filmleri izliyor gibi takip edeceksiniz. İlk örnek Aptal Matı ile başlıyor, sonraki oyunda acemi iki oyuncunun oyununa bakılıyor ve hataları basit bir dille anlatılıyor.

Kısacası satranç oynamaya başladığınızda başınıza gelebilecekler yapabileceğiniz hataları görüyorsunuz. Devamında Çoban ve Legall Matı, çifte tehditler ve tuzaklar var. Açmaz, şiş, boğmaca matı, çift kale fedaları ve şaha saldırı öğretici biçimde inceleniyor. Yazar Seneca'nın başarısı normalde binlerce örnekle hazırlanabilecek bu kitabın harika bir özetini çıkararak okuyucuyu sıkmadan bilgeleri iletebilmesi.

Kitabın sonlarına doğru stratejik yaklaşımlardan bahsediliyor ve konumsal satranç anlatılıyor.

Başlıklar

1) Sağlam bir roka saldırı
2) Kanat erlerine karşı merkez erleri
3) Şah kanadındaki er çokluğunun zaferi
4) Vezir kanadındaki er çokluğunun zaferi
5) Sürekli açmaza dayanan boğma stratejisi
6) Karelere hakim olma
7) Taşı oyun dışı bırakma
8) Değirmen
9) Erler satrancın ruhudur

Eminim ki başlıklar ilginizi çekmiştir. Tüm bunlar 96 sayfaya sığmış. Bu arada Türk usta Cavit Uzman'ın da kısa bir kazancı bulunmakta.

21 Ağustos 2014 Perşembe

Dvoretsky'nin sihirbazlık gösterisi gibi kitabı


Dvoretsky Büyükusta olma seviyesine çok yaklaşmış ama sonra oyuncu olarak değil de antrenör olarak kariyer yapmaya karar vermiş bir oyuncu. Gerçekten de bu yönde başarılı olmuş ve Yusupov, Dreev gibi oyuncuları başarıyla çalıştırmış. Daha sonra SSCB'nin dağılmasıyla Batı'ya açılan Dvoretsky en büyük çıkışını yazdığı kitaplarla yapmıştır.

Yukarıda gördüğünüz "Secrets of Chess Training" "Satrançta Antrenman Sırları" kitabı 1991 yılında çıktı ve çeşitli ödüller kazandı. Kitap adeta sihirbazlık gösterisidir. Yazar bir konum gösterir ve hamleyi sorar.

Ne kadar düşünürseniz düşünün cevabı bulamazsınız! Şaka değil gerçek. Örneğin çok zorlu bir varyant görürsünüz. Limitlerinizi zorlayarak 10 hamlelik varyant hesaplarsınız ve cevabı açtığınızda "Bu 10 hamlelik varyantı hesaplamış olabilirsiniz ama 3 hamle daha ilerlettiğinizde ortaya çıkn "!!" hamle oyunu kaybettirir."

Veya durum basit bir oyunson gibidir. Şf1 oynayarak şahı oyuna sokmaya karar verirsiniz. Oysa ki cevap:

"36.Şh1! Çok garip ama şahı merkeze gelmek yerine şahı uzaklaştırmak 15 hamle çıkacak şu hamle yüzünden iyidir."

Bunlar gerçek hayatta bir kez olur! Halley kuyruklu yıldızını yakalayacağım diye her defasında manyakça şeyler düşünemezsiniz. Satranç yeri geldiğinde ne kadar da çılgın bir oyun. Ne hamleler çıkıyor demek için bu kitabı okuyabilirsiniz ama her ne kadar ödüller alsa da eğitici bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Bir de şunu eklemeliyiz; bu kitap ajurne konumlarla ilgili genelde. Oyun ertelenir ve sonraki hamleyi bulmak için bir gününüz vardır. Eh o zaman da taşları mıncıklama şansı ve çılgınca fikirleri denemek için vaktiniz olur.

Bu arada bilgisayar incelemeleriyle o kitapta yapılan pek çok analizin artık geçersiz olduğunu tahmin ediyorum.


16 Ağustos 2014 Cumartesi

Büyükusta gibi düşün ve Büyükusta gibi oyna


 GM Alexander Kotov'un 1971 yılında yazdığı "Think like a Grandmaster" kitabı yaklaşık 40 yıl sonra Türkçeye çevrildi. IM Can Arduman'ın ve FM Can Yurtseven'in çevirdiği bu kitap geç de olsa bir eksiği kapatma aracı olabilir.

GM Kotov henüz Büyükusta olmadan önce satrançta istediği çıkışı yapma konusunda sıkıntı çekmektedir. Oyunlarını objektif olarak inceleyince hesaplama ve zamanı verimli kullanma konusunda eksiklerini fark eder. Bundan sonra yaptığı şey bu eksikleri giderecek ciddi bir çalışmadır. Gereksiz yerlerde gereksiz varyantları hesaplamak için çok zaman harcadığını, aday hamleleri yeterince fark etmediğini, bazen bir varyanta uzunca süre takılıp kaldığını anlar. Daha sonra sistematik bir çalışma ile Büyükusta unvanına ulaşır.

İşte bu kitap ile GM Kotov okuyuculara başarısının sırrını ve analiz tekniklerini anlatmakta. Basıldığı yıllarda büyük ilgi gören kitabın üzerine pek çok şey yazıldı. Kotov'un teknikleri incelendi, üzerine ekler yapıldı ve düzeltmeler eklendi. Artık günümüzde analiz teknikleri ile ilgili çok kitap var ama bu kitap bu tür çalışmaların ilki ve hala satranç yazınında çok önemli bir yere sahip.

Bu kitabın gördüğü ilgi üzerine "Play Like a Grandmaster" ve "Train Like a Grandmaster" kitaplarını da yazdı. Arduman ve Yurtseven "Büyükusta gibi Düşün" kitabını da çevirdiler.

Satrançta ilerlemek isteyenlere bu iki kitabı da öneririz.




12 Ağustos 2014 Salı

Satrancın Kutsal Kitabı "Satranç Kitabım"






Türk satranç yazınında ki şüphesiz en kapsamlı kitap bu! "Satranç Kitabım" Profesör ve ilk Türkiye Satranç Şampiyonu Selim Palavan'ın ölmeden önce yazdığı son eser. Hatta bu kitap onun ölümünden sonra Sertaç Dalkıran'ın çabalarıyla çıkartılmış. Hem ebat olarak hem içerik olarak çok kapsamlı bir kitap.

Öncelikle elinize aldığınız 14x20 cm'lik kitap epey bir yer kaplıyor. Üstelik 336 sayfa. Bu kitap satrançla ilgili herşeye değinme iddiasında. Hani Zweig'ın "Satranç" kitabında veya "Brainwashed" filminde olduğu gibi bir yere kapatılsanız ve size sadece bu kitap verilse çok iyi bir satranççı olabilirsiniz.

Kitap satrancı öğreterek başlıyor. Arada ilk satranç takımları ve satrancın tarihçesinden de bahsediliyor. Temel matlar, açılışlar, kombinezonlar diye ilerliyor. Sistematik biçimde konular ağırlaşmakta ve oyuncu buna uyum sağlamakta zorluk çekmiyor. Dönüşümlü olatak oyunsonları, açılışlar ve oyunortası inceleniyor ve ilerledikçe daha zor konumlar incelenmekte. Örnek oyunlar analizli olarak incelenirken ustanın yaşam öyküsünden ve satranca katkılarından da bahsediliyor.

Kitaptaki ekler bölümü bile başlıbaşına bir kitap olabilecek genişlikte. Dünya şampiyonlar, bilgisayarlar, etüdler ve daha pek çok bilgi. Hatta kitabın sonunda bir satranç hikayesi de var. Öykünün kahramanı satranç sayesinde cinayeti bile çözüyor. Yok, yok yani!

Tek eleştirilecek noktası kitabın konu dizininin olmaması. Hatta partileler ilgili bir dizin de olabilirdi ama kitap o kadar kapsamlı ki kimse bunun altından kalkamamış anlaşılan.

Satın almak isteseniz sadece 22.50 TL'ye Satranç Kitabım

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Mekanik Türk'ün Gizemli Hikayesi


18. yüzyılda Vom Kempelen isimli bir mühendis bir satranç otomatı yapar. Büyük bir dolabın arkasında korkutucu bir mağrip vardır. sarığıyla, kıyafetleriyle o zamanki Avrupalılar için Türk'ü temsil etmektedir. O dönemlerde malum müslüman deyince Türk, Türk deyince de müslümanı gözlerinde canlandırıyorlardı.

Peki koca dolap ve Türk ne yapıyordu? Avusturyalı mühendis seyircileri selamlayarak ortaya gelir. Masanın üzerine satranç taşlarını dizer. Sonra dolabın ilk kapağını açar ve içini gösterir. Çeşitli çarklar ve dişliler vardır. Kapağın yine açık olan arka tarafına mumla gelerek arada birşey olmadığını bir sihirbaz edasıyla gösterir. Sonra diğer kapağı da açar. Orada da mekanizmanın parçaları vardır. Kapaklar kapatılır ve otomat yan taraftan gürültülü bir şekilde kurulur.

Bir anda Türk korkutucu bir şekilde hareket eder ve hamlesini yapar. Seyirciler için inanılmaz bir olaydır. Satranç oynayan bir otomat! Üstelik Türk satranç oynamazla kalmaz çok iyi satranç oynamaktadır. Önüne gelen güçlü rakipleri bile kolayca alt eder. Mühendis Von Kempelen Avusturya kralına dünyanın en iyi otomatını yapacağım diye 6 ay önce yola çıkmıştır ve bunu başarır.

Von Kempelen için aslında bu otomat çnemli değildir. O daha ciddi projelerle uğraşmak ister ama kral bu otomatın Avrupa çapında gösteriler yapması gerektiğini söyler.

Türk, Avrupada tartışmalara yol açar. Satranç inanılmaz komplike bir oyundur. Olasılıklar inanılmaz çoktur ve dahası bu olasılıklar makineye verilse bile karar verecek bir mekanizma yapmak o dönemki şartlarda imkansızdır. Bilim insanları hemen bu otomatın bir hilesi olduğunu ve içinde birisinin gizlenmiş olabileceğini iddia etmeye başlarlar. Ancak Von Kempelen gösteriden önce içini göstermektedir. Kim nereye sığabilir ki?

Kimilerine göre içinde bir cüce, kimilerine göre bir çocuk, kimilerine göre de bacaklarını savaşta kaybetmiş bir asker vardır. Gösteriyi yakından izleyenler makinenin içinden öksürük sesi geldiğini iddia ederler. Von Kempelen makineyi rastgele kurmakta, bazen hiç kurmamaktadır. Eğer güç kaynağı kurulması ise bu gerçekçi gözükmemektedir. "Satranç Oynayan Türk" gazetelere, dergilere haber olur. Ünü dünyaya yayılır. Bir o kadar da onun sırrını merak edenler artar.

İşte tüm bu ilginç hikayeyi "Mekanik Türk" kitabından okuyabilirsiniz. Tom Standage'in yazdığı kitap Saga yayınları tarafından basılmış. Türk'ün 1769 yılında başlayan macerasının en az 100 yıl sürdüğünü söyleyelim. Peki sırrı açığa çıktı mı? O da kitapta!

Satranç Oynayan Türk'ün sonradan yapılan bir benzeri aşağıdaki videoda.


Bir başka video


5 Ağustos 2014 Salı

Modern Satrancın En Eski Satranç Kaynağı


Günümüzde satranç kitaplarına artık ulaşmak kolay. Türkçe kitap sayısı iyice arttı. Yabancı kaynaklara ise internetten ulaşabilirsiniz. Eh bir de etik olmayan biçimde internetten pdf olarak indirme yöntemi var ki tavsiye etmem. Hatta işi daha da abartıp bu pdfleri fotokopicilere bastırıp ciltletenler bile varmış. Ayıp, çok ayıp!

Evinizde bir sürü satranç kitabı var. İyi güzel de bunların kaç tanesi okunuyor. Yoksa çoğu kütüphanede yer mi işgal ediyor. Eski satranç kitabı deyince kasdettiğimiz yıpranmış kitap değil ama eskiden satranç kitapları defalarca okunmaktan paramparça olurdu adeta. Şimdi ise hepsi gıcır gıcır.

Neyse gelelim tarihteki en eski satranç kitabına. Önce sadece satranca adanmış kaynaktan bahsedelim.

Göttingen El Yazmaları

33 yapraktan oluşan ve Latince olan el yazamları Göttingen Üniversitesi'nde saklanmakta. Maalesef resmini bulamadım. O kadar değerliymiş anlayın. Yazmalar satranç açılışlarına ve problemlere yer vermekte. Bu kaynağın Lucena tarafından yazıldığı veya Lucena'nın kaynak olarak kullanıldığından şüphe ediliyor. Yazım tarihi olarak 1500 - 1505 veya 1471 yılları verilmekte.

Açılışlar

Kitap piyonların ilk hamlede iki gidebildiği ve vezirin günümüzdeki özelliklerine sahip olduğu moern satranç için yazılmış. Modern satranç ile beraber dinamik hale gelen oyunda da açılışlar önemli hale gelmiş. 1500 yılında yazılmasına rağmen o dönem pek çok açılışın biliniyor olması ilginç. Kitapta sırasıyla şu açılışlar incelenmiş.

  1. Damiano Savunması
  2. Philidor Savunması
  3. Giucco Piano (İtalyan Açılışı)
  4. Petrof Savunması
  5. Fil Açılışı
  6. Ruy Lopez (İspanyol Açılışı)
  7. Ponziani açılışı
  8. Siyahlara yarar sağlayan Philidor Savunması
  9. Kabul Edilen Vezir Gambiti
  10. 1.d4 d5 2.Ff4 Ff5
  11. Bird Açılışı (1.f4)
  12. İngiliz Açılışı (1.c4)

Satranç Problemleri

  Ve kitaptan bazı problemler




1 Ağustos 2014 Cuma

Seyyit Nezir ve Broy Yayınevi


Satranç yayıncılığı deyince ilk akla gelen Analiz Satranç şüphesiz. Satrancın son 14 yılda yaygınlaşmasıyla satranç dünyasının da böyle bir yayınevine sahip olması bir şans. Bununla beraber 2000 yılı öncesinde Inkilap Yayınevi çıkarttığı satranç kitaplarıyla biraz da olsa bu eksikliği gideriyordu.

Seyyit Nezir'in editörlüğünü yaptığı Broy Yayınevi ise 90'lardan 2005 yılına kadar önemli satranç kitaplarını Türk satrancına tekrar kazandırdı. Bu kitapların en önemlileri Richard Reti'nin "Satrançta Büyükustalar Modern Görüşler" kitabı, Atak Oyunun İki Dehası: Aleyin ve Tal, Satrançta Oyunsonu, Satrançta Kombinezon Sanatına Giriş'tir.

Karagöz ve Hacivat'la Satranç Öğreniyorum yine Broy tarafından yayınlanmış ve yeni başlayanlar için yazılmış bir kitaptır. Kitabın yazarı ise ilginç bir isme sahip; Hasan Ali Bingeç!  Edebiyat dünyasında yayıncı olarak olduğu kadar şair olarak da önemli bir yere sahip olan Seyyit Nezir'in gerçek adı Muammer Akça'dır. Genelde takma adını kullanan Seyyit bey burada da ufak bir hınzırlık yapıp Hasan Ali Bingeç diye hayali bir yazar yaratmış. "Bingeç" kelimesi satrançtaki "bingeç piyonu" hatırlatır ve "duble piyon"un Türkçeleştirilmiş halidir.

Broy Yayınevi yıllarca varlığını Taksim, Mis Sokak'ta sürdürdü. Büyük yayınevlerinin yanında varlığını zor da olsa sürdüren bu idealist yayınevi şu anda faaliyetlerini bitirmiş gözükmekte ve yayınladığı satranç kitapları da yeni baskıları gelmeyince öksüz kalmış gözükmekte. Özellikle Reti'nin kitabı satrançseverler tarafından hararetle aranmakta.

Seyyit Nezir aynı zamanda İstanbul Birinciliğini eş puanla kazanan Gani Eren Akça'nın babasıdır. Yetenekli genç satranççı maalesef son zamanlarda pek turnuvaya katılmamış gözüküyor.

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Satrancınızı Yeniden Nasıl Değerlendirirsiniz


IM Jeremy Silman oyunculuğundan daha çok antrenörlüğü ile biliniyor. Bu başarısını da temelde yukarıda gördüğünüz kitaba borçlu: "How to reasses your chess" yani "Satrancınızı yeniden nasıl değerlendirirsiniz" tarzı bir çeviri olabilir. Burada kasdedilen satrançta değerlendirmenin farklı yapılması.

Jeremy Silman, Silman düşünce tarzı adını verdiği bir sistemi öneriyor. Elbette satrançta konum değerlendirmesi önemli ve sonraki hamlelerimiz de bu değerlendirmeye bağlı. Silman konum değerlendrimesinde "Farklılıklar" adını verdiği bir yöntemi kullanıyor. Yöntemin temel amacı siyah ve beyaz taşlar arasındaki farklılıkları anlatmak. Örneğin şahların karşılıklı güvenlik durumu nasıl. Tahtada hangi taşlar var? Örneğin beyazın filine karşı atı var diyelim. O zaman fil mi yoksa at mı daha becerikli diye bakılarak yola çıkılıyor. Piyon yapıları da şüphesiz önemli. Bir tarafın vezir diğerinin ise şah kanadında piyon üstünlüğü olabilir mesela. Veya tabii ki materyal durumu. Taraflardan birinin kale piyonu diğer tarafın ise iki hafif aleti var. Gelişimdeki durum da şüphesiz önemli bir farklılık kriteri. Satranç tahtasında olan tüm farklılıklar önce fark ediliyor. Sonuçta yöntemin mantığı tek tek tüm taşları kontrol etmek yerine farklılıkları anlayarak oyuncunun işini kolaylaştırmak.

Dünya çağında çok beğenilen ve çok satan bu satranç kitabının maalesef Türkçe çevirisi yok ama İngilizce bilenlere muhakkak bu kitabı tavsiye ederiz. Bu kitap tutulunca aşağıda gördüğünüz gibi bir çalışma kitabı da çıkartıldı. Bu sefer açıklamaların yanı sıra ağırlık sorulan sorularda.


Silman'ın yöntemi şüphesiz güzel ama bir hatırlatma yapmadan geçmeyelim. Konum değerlendirmesinde birinci kriter şah güvenliğidir. Vezir fazla olabilirsiniz ama mata çare yoksa bunun da önemi kalmaz. Sonraki kriter materyal durumu olabilir. Buna rağmen iyi organize olmuş bir ordunun puan olarak daha büyük bir orduya karşı üstünlük kurabileceğini de unutmamak gerekir. Bu sebeple aletlerin etkinliği çok ön plandadır.

Silman'ın Dengesizlikler Teorisi ile ilgili bir makale (İngilizce)

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Satrançta Kale Finalleri






İlk Türkiye Şampiyonu ve İTÜ Makine Profesörü Selim Palavan'ın harika bir kitabı. Kale oyunsonları satrançta çok sık gelen oyunsonlarıdır ve bu sebeple iyi çalışılmaları çok önemli. Capablanca Dünya Şampiyonu olmadan evvel kendi dizdiği 1000 kale oyunsonunu inceleyerek bu konuda uzmanlaşmıştır. Bu kitap çok geniş bir bölüm olan Kale Finallerini öğretici bir şekilde basitten zora anlatıyor.

Bazı oyuncular oyunsonlarını çalışmaz. İki cevapları vardır: 1) Benim oyunlarım zaten oyunsonuna kalmaz. 2) Oyunsonu gelirse düşüne düşüne hamleleri bulurum. Birinci mazereti üretenler oyunsonuna girmemek için çok oyun kaybedenlerdir. İkinci kesimdekiler belki oyunsonundaki hamleleri bulabileceklerdir ama belli teorik konumları bilmeden o konuma girip girmeyeceklerine nasıl karar vereceklerdir? Sonuçta bu oyunsonu çok önemlidir.

Yazar Selim Palavan (1909 - 1925) çok renkli bir karakterdi. Satranç şampiyonluğunun yanında çok değerli bir akademisyendi. Seneler evvel Uğur Dündar'ın yayınladığı "Hayatımızın İçinden" programında Erbakan baş konuktu ve onun hayatında yer sahibi olan insanlar 3-5 dakika konuşup gidiyorlardı. Programa Selim Palavan da Erbakan'ın hocası olarak katıldı ve onu Almanya'ya nasıl görevli gönderdiğini öyle uzun anlattı ki format tamamen çatırdamış oldu.

27 Temmuz 2014 Pazar

Atak Oyunun İki Dehası: Alyehin ve Tal


Satrançta Atak oyun deyince ilk akla gelen isimlerden birisi şüphesiz Dünya Satranç Şampiyonu Mikhail Tal'dir. Riga sihirbazı olarak bilinen Tal arkadaşlarının tabiriyle satranç taşlarını elleriyle değil değneğiyle hareket ettirir. Gerçekten öyle şaşırtıcı fedalarla bezeli oyunları vardır ki ondan sonra ona yaklaşan belki de tek oyuncu Shirov olabilmiştir. Tal yeri gelir inanılmaz bir vezir fedası yapar, yeri gelir öyle bir oynar ki 3 taşı birden istekte kalır. Böyle bir durumda onun yaklaşımı ilginçtir: "3 taşın boşta olmasının fazla bir önemi yok ki; nihayetinde sadece bir tanesini alabilir!" 

Satrançseverlerin gözdesidir Mikhail Tal. sadece 1 sene dünya şampiyonu kalabilmesine rağmen ismi unutulmazlar arasına girmiştir. İşte size bahsedeceğimiz "Atak Oyunun İki Dehası Alyehin ve Tal" kitabının kahramanlarından birisi Tal. Diğeri ise yine Dünya Şampiyonu Alekhine. Alekhine de atak bir stile sahiptir ama oyun tarzı Tal'inki kadar çılgınca değildir. Alekhine'in ekolünün devamının Kasparov olduğunu düşünebilirsiniz. Sağlam stratejik yaklaşım ve her fırsatta bunu atak ile destekleme. İşte bu kitap ile şampiyonun zirveye nasıl ve hangi güzel oyunlarla ulaştığını okuıyabileceksiniz. Üstelik kitap bir çeviri değil. Yazar A. Mümtaz İdil. Şüphesiz bir derleme özelliği de taşıyordur ama kitap gerçekten çok keyifli.





23 Temmuz 2014 Çarşamba

Kralların Oyunu, Oyunların Kralı Satranç

 
İddialı bir isim verilmiş kitaba "Kralların Oyunu Satranç" oyun için iddialı bir laf değil ama hele hele bu kitap için fazlasıyla iddialı olmuş. Önce şunu soralım: resimde bir hata görüyor musunuz?

Biraz satranç bilenler hemen fark etti! Şah ile vezir yanlış yere dizilmiş. İnanılmaz! Üstelik bir taraf değil ama iki tarafta da yanlış dizilmiş. Anlaşılan o ki kitabı yazan hanımefendi Aylin İbişoğlu da takımın başında poz vermiş. Onu bu hatadan dolayı sorumlu tutmaktan başka çare yok. Herhalde resmi çeken müdahale edecek değildi ya.

Kitabın sağ kısmında "Başlangıç" diye bir yazı var. Olmamış, maalesef herşey baştan yanlış olmuş. Tek soru işareti bu montaj olabilir mi diye ama neden montaj olsun ki demekten de kendimizi alamıyoruz. Satranç adına üzücü bir durum. Keşke böyle bir kitap olmasaydı demekten insan kendini alamıyor. Üstelik bunu yazan da 2. Kademe Satranç Antrenörü.  Bu belgeler nasıl veriliyor, insan merak etmekten kendini alamıyor.

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Satrancın Esasları


Yaklaşık 30 - 40 yıl önce satranç oynamayı öğrenmek isteseniz sahip olabileceğiniz tek Türkçe kitap herhalde Capablanca'nın "Satrancın Esasları" kitabı olurdu. Kübalı dahi Şampiyon Capablanca "Satranç Makinesi" olarak adlandırılır ve az satranç çalışmasıyla bilinirdi. Bir anlamda tembel satranççı olan Capablanca yine de güzel bir kitaba imza atmış. Günümüzde görsellerle desteklenen kitaplarla karşılaştırılınca biraz demode kalabilir ama Capablanca'nın seçtiği örnekler gerçekten çok öğretici.

Kitabın içerisinde Capa'nın da pek çok oyunu var ve ilginçtir ki bu oyunlardan bazıları onun kaybettiği oyunlar.  Ustanın objektif yaklaşımı gerçekten takdire değer.

Kitap özellikle oyunsonu açısından da değerli örneklere sahip. Çok piyonlu çift kale örnekleri bu oyunsonlarındaki prensipleri çok iyi öğretecek cinste. Inkilap Kitabevi tarafından çıkartılan bu kitap Nezih Yazgaç tarafından çevrilmiş. Belli bir dönem baskı o kadar kötüleşmiş ki kapakta yazan "Yazar Dünya Şampiyonu Capablanca, Çeviren Nezih Yazgaç" ifadesi "Yazar Dünya Şampiyonu Nezih Yazgaç, Çeviren Capablanca" haline gelince hayli güzel espri konusu haline de gelmiştir. Sonradan tabii ki baskı toparlanmış, dil sadeleştirilmiş ve günümüze gelmiş.

Yzarı tanıyalım: Jose Roul Capablanca

20 Temmuz 2014 Pazar

Satrançta Büyükustalar Modern Görüşler


Bir okur "Bu kitap bir satranç kitabı değil de felsefe kitabı gibi okunmalıdır" diye yazmış. Ne kadar da doğru! Yazar Reti sadece bir satranç kitabı değil ama satranç tarihi boyunca düşüncelerin nasıl evrimleştiğini ve zıt düşüncelerin nasıl yeni fikirler yaratabildiğini kitabında çok iyi yansıtmış.

Bu kitabı okurken sadece oyunlara değil ama o oyunları yaratan ustalara da hayranlık duymaktan kendinizi alamıyorsunuz. Adolf Anderssen inanılmaz kombinezonlarıyla hayranlık yaratıyor. Hele fırtına öncesi sessizlikmiş gibi yaptığı hazırlık hamlelerine hayran olmamak elde değil.

Paul Morphy konumsal satrancın babası! Gelişim ve ancak sonrasında planlı bir saldırı onun stili. Romantik dönemin şampiyonu Anderssen'den farkı ataklarının temellerinin çok daha sağlam olması ve hiçbir şeyi şansa bırakmaması.

İlk resmi Dünya Satranç Şampiyonu Steinitz kapalı konumlarda usta. Morphy açık konumların kralı ise o da kapalı konumların ustası. Şahın güçlü bir alet olduğunu da ondan öğreneceksiniz. Fil çifti üstünlüğünü sistematik olarak ilk o gösterecek.

Steinitz'i tahtından indiren ve 27 yıl şampiyon kalacak Emanuel Lasker her konumu oynar ama dahası rakip ile oynar! Rakibin zayıflıklarını anlar ve onları bilmedikleri sulara çeker.

Şimdilik bu kadar yazalım ama bu kitabı Türkçeye çeviren Ali Karatay'ı da anmadan geçmeyelim. Karatay aslında 2 kitaptan oluşan bu kitabı başarı ile birleştirmiş. Aslında Satrançta Modern Görüşler 1923 yılında basılmış. 1933 yılında ise yazar Reti'nin ölümünden sonra da Satranç Ustaları çevrilmiş. İşte bu iki kitabı harika biçimde birleştirmiş çevirmen. Üstelik öyle güzel bir Türkçe kullanmış ki hayran olmamak elde değil. Çevirmenin bu kitabını dingin bir ortamda çayınızı yudumlarken incelemizi salık veririz.

Ne var ki 2000 yılında Broy Yayınevi tarafından tekrar basılan bu kitap tükenmiş durumda.

Bakalım ekşi sözlükte neler demişler: Satrançta Büyükustalar Modern Görüşler

Ve Reti hakkında: Richard Reti